26 Eylül 2011 Pazartesi

Yöneltilen sorular, dinlenmeyen cevaplar

Eğer bir gün danışmanlık firmalarından bir telefon alıp, iş arayışınızın aktif olup olmadığı sorulursa, içinizi değişik bir heyecan kaplar. Şirketlerden aldığınız telefonlarda nasıl bir kişiyle karşılaşacağını bilemezsiniz hiç. Ama karşınızdaki kişinin danışmanlık firmasından araması, size farklı bir güven duygusu yaşatır. Konuştuğunuz kişinin konusunda yetkin olduğuna eminsinizdir. Çok daha güvenle açarsınız kendiniz ile ilgili bilgileri. Ön yargıları olmadan sizin tecrübe ve beklentilerinizle en azından belli ölçülerde paralel iş fırsatları önerileceğini bilirisiniz.

Ancak ne yazık ki, bazı danışmanların mesleki yeterliliklerinin gelişmeye açık olduğunu düşünüyorum. Belki işe yeni başlamış, kariyerinin ilk basamaklarındaki arkadaşlara telefon görüşmeleri işi delege ediliyor. Ancak ne kadar başlangıç seviyesinde olursanız olun, herşeyin başının sorduğunuz sorunun cevabını dinlemekten geçtiğini sanırım hepimiz bir kere daha farkına varmalıyız, ne dersiniz?

Beni bu düşüncelere iten yeni yaşadığım bir deneyim oldu.

Gün içinde birkaç kere telefonlaşıp, müsait olunamadığı için görüşme sağlanamayan danışman ile nihayet görüşebildiğimizde, kısaca özgeçmişin üzerinden geçildi. Standart olarak ikametgah ve okul bilgileri konfirme edildikten sonra sıra iş tecrübelerine geldi. Sürecin bir parçası olarak da iş arayışımın nedeni sorulduğunda ise, iş yeri ile ilgili bir sıkıntı yaşamadığımı, tamamen kariyerimi bir adım yukarı taşıma hedefinde olduğumu, artık bir yöneticilk tecrübesi yaşamak istediğimi paylaşıyorum.

Takip eden soru, parttime çalışmaya açık olup olmadığım.

Yöneticilik tecrübesi nedeniyle iş arayışımın aktif olduğunu söylediğim bir danışmanın, parttime çalışma hakkında soru yöneltmesi enteresan geliyor. Yine de nazik bir dille konuya hiç sıcak bakmadığımı belirtiyorum.

Sırada artık danışanın elindeki açık pozisyondan hızlıca bahsettiği aşama var:

 .... ve .... dillerini bilen, ... sektörü tecrübeli bir uzman arıyoruz.

Uzman mı? Ama ben telefonda iş arayış nedenimi çok net tarif ettiğimi sanıyordum: yöneticilik deneyimi kazanmak istiyorum.

Bir sonraki cümleyi duyduğumda ise şoka giriyorum:

Bu pozisyon parttime çalışacak.Parttime çalışmaya nasıl bakarsınız?

Duyduklarıma inanamıyorum. Zaten görüşmenin ortalarında parttime çalışma konusunda fikrimi sorulmuş, net bir şekilde olumsuz baktığımı söylemiştim. Nasıl oluyor da, böyle bir pozisyon teklif edilebilir?

Bu telefon görüşmesi de bana "acaba mülakatlarda soruları öylesine mi soruyoruz" diye düşündürür hale geldi. Eğer karşımızdaki kişinin verdiği cevapları dinlemeyeceksek, neden soru soruyoruz? Ayrıca, bu sıkıntı sadece mesleği  insan kaynakları olan kişilerin iş hayatlarını mı olumsuz etkiler? Bana iletişimin önemsiz olduğu bir meslek söyleyebilir misiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder